82 yaşındaki Mevlüt emminin imrendiren toprak projesi: Bin 670 ağaç dikti
Antalya'nın Alanya ilçesinde yaşayan yeminli mali müşavir Mevlüt Güven (82), gelecek nesillere toprağın değerini anlatmak için son 2 yılda köyündeki 53 dönümlük araziye bin 250 kiraz, 420 incir ağacı dikerek örnek bir projeye imza attı.

Alanya ilçesinin Uğurlu Mahallesi’nde atadan kalma bahçeleri tarıma kazandırmak için büyük uğraşlar veren Mevlüt Güven azmi ile dikkat çekiyor.
- Uzun yıllar mesleğini icra eden ve emekliliğinin ardından da köyüne dönerek üretime yönelen Güven, sabahın erken saatlerinde çalışmaya başlıyor.
- Dikimden budamaya, sulamadan bakım çalışmalarına kadar her aşamada bizzat yer alan Güven, hem gençlere hem de yaşıtlarına örnek oluyor.
- Güven, son 2 yılda bin 250 kiraz, 420 incir ağacı dikerek örnek bir projeye imza attı.
Mevlüt Güven (82)
“400 BİN KİRAZ AĞACI BULUNUYOR”
Çiftçiliğin kendisi için bir yaşam biçimi olduğunu ifade eden Mevlüt Güven, mesleğini sürdürürken de köyüne katkı sağlamaya çalıştığını belirterek şunları söyledi:
“Ben yeminli mali müşavirim ama şu anda aktif olarak çiftçilikle uğraşıyorum. Çünkü temelimizde, atadan kalma çiftçilik genlerimiz var. Mesleğimi yürütürken de köyüme ve çevreme yararlı olabilmek amacıyla 2002 yılında 5 bin ağaçlık bir kiraz çiftliği kurmuştum. Bugün o bölgede çiftçi kayıt sistemine kayıtlı yaklaşık 400 bin kiraz ağacı bulunuyor.”
82 yaşındaki Mevlüt emminin imrendiren toprak projesi: Bin 670 ağaç dikti
Tokat’taki baba cinayetinde korkunç detay: 4 ay önce öldürmüş!
Züleyha nene, şehit babasının mezarını bulmak için Kore’ye gitti
Keşif için girdikleri mağarada karşılaştılar! Şüphe uyandıran manzara
İş yeri sahibi hırsızları övdü: “Bizim hırsızlar kaliteli”
Mevlüt Güven (82), son 2 yılda bin 870 ağaç dikti.
KÖYLER BOŞALDI, TARIM GERİLEDİ
Kırsaldan kente göçün bu gerilemenin en önemli nedenlerinden biri köy okullarının kapatılması olduğunu vurgulayan Güven, “Son 40 yılda kırsal alandan şehirlere yaklaşık 40 milyonluk bir göç yaşandı. Bunun en önemli nedenlerinden biri 2000’li yıllarda köy okullarının kapatılması ve taşımalı eğitim sistemine geçilmesi oldu. Okullar kapatılınca genç nüfus mecburen şehirlere ya da okulun olduğu merkezlere taşındı. Bu süreç, köylerin boşalmasına ve tarımın geri plana itilmesine yol açtı.” şeklinde konuştu.



